İngiltere Merkez Bankası Başkanı Bailey: Daha büyük şokların istisna olmadığı bir dünyaya hazırlıklı olmalıyız
TurkAta News - United Kingdom
TurkAta News - United Kingdom —
İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey, küresel finansal sistemin direncini koruduğunu ancak rehavete kapılmamak gerektiğini belirterek, "Daha büyük şokların istisna olmadığı bir dünyaya hazırlıklı olmalıyız." dedi.
İngiltere Merkez Bankası Başkanı Bailey: Daha büyük şokların istisna olmadığı bir dünyaya hazırlıklı olmalıyız
İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey, küresel finansal sistemin direncini koruduğunu ancak rehavete kapılmamak gerektiğini belirterek, "Daha büyük şokların istisna olmadığı bir dünyaya hazırlıklı olmalıyız." dedi.
Nuran Erkul Kaya
08 Ekim 2026•Güncelleme: 08 Ekim 2026
Fotoğraf: Bünyamin Çelik / AA
İSTANBUL
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından merkez bankası başkanları ile üst düzey politika yapıcıları bir araya getiren İstanbul Ekonomi Forumu'nda konuşan Bailey, finansal sistemin şu ana kadar dayanıklılığını koruduğunu ancak daha düşük büyüme, tekrarlanan arz şokları ve değişen piyasa yapıları nedeniyle, dayanıklılığın garanti olarak görülemeyeceğini söyledi.
Orta Doğu'daki savaş, büyüme, enflasyon ve faiz oranlarına ilişkin büyük bir belirsizlik yarattığını dile getiren Bailey, devlet tahvil piyasaları, kredi piyasaları ve varlık değerlemelerindeki mevcut kırılganlıkların açığa çıkabileceğini kaydetti.
Bailey, yapay zekayla bağlantılı finansmanın hızla genişlemesinin yeni risklere maruz kalınmasına yol açarken, yapay zekanın potansiyel büyüme katkılarının daha belirgin hale gelmeye başladığını aktardı.
Mevcut belirsizliklere rağmen bankacılık sisteminin genel olarak güçlü sermaye yapısını koruduğunu ve finansman sıkıntısı görmediklerini söyleyen Bailey, "Birbiri ardına gelen ekonomik şoklara ve artan oynaklığa rağmen, finansal piyasaların çoğunda likidite veya işlem koşullarında büyük bir bozulma yaşanmadı. Finansal piyasalar şimdiye kadar devlet tahvili getirilerindeki önemli artışlara karşı koydu ve piyasa ayarlamalarının çoğu düzenli bir şekilde gerçekleşti. Bu dayanıklılık büyük ölçüde, küresel finansal kriz sonrasında uygulamaya konulan reformlara borçlu. Bu reformlar zaman zaman külfetli oldukları gerekçesiyle eleştiriliyor. Bugün ise değerleri açıkça görülüyor." diye konuştu.
Bailey, buna rağmen rehavete kapılmamak gerektiğinin altını çizerek, "Ekonomi politikalarının giderek jeopolitik rekabetin bir alanı haline geldiği bir dünyada daha fazla aksaklıklar görülebilir. Bu nedenle, daha büyük şokların istisna olmadığı bir dünyaya hazırlıklı olmalıyız." diye konuştu.
Küresel şokların enflasyon ve üretim üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulunan Bailey, arz şoklarının para politikası ve finansal istikrar arasında da "gerilim" yaratabileceğini ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu nedenle bir şok gerçekleşmeden önce dayanıklılığın sağlanması çok önemlidir. Güçlü bankalar ve sağlam hanehalkı ile şirket bilançoları, politika yapıcılara ekonomik bir düzeltmeyi finansal krize dönüştürmeden karşılık verebilmeleri için hareket alanı sağlar. Maliye politikası da benzer bir zorlukla karşı karşıya. Daha düşük büyüme ve tekrarlanan arz şokları kamu maliyesini zayıflatırken hükümetler üzerindeki destek sağlama baskısını artırıyor. Daha yüksek borçlanma maliyetleri ve daha zayıf büyüme, borcun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya oranını yükseltiyor. Piyasalar maliye politikasının gidişatından şüphe etmeye başlarsa tahvil getirileri daha da yükselebilir ve para politikası ile finansal koşulları sıkılaştırabilir."
Son dönemde küresel tahvil piyasasının da köklü biçimde değiştiğini dile getiren Bailey, artık kaldıraçlı yatırımcıların daha büyük bir rol oynadığını, uzun vadeli borçlanma araçlarına yönelik geleneksel talebin kısmen emeklilik sistemlerindeki değişiklikler ve yaşlanan nüfus nedeniyle azaldığını aktardı.
Bailey, bu yeni yapının şu ana kadar piyasaların ilave kamu borcu arzını absorbe etme kapasitesini artırdığını ifade ederek, "Ancak daha yüksek absorpsiyon, beraberinde daha yüksek kırılganlık getirdi. Kaldıraçlı pozisyonlar hızla çözülebilir. Zararlar teminat tamamlama çağrılarını, modellerin yönlendirdiği yeniden fiyatlamaları ve pozisyonların zorunlu olarak kapatılmasını tetikleyebilir. Bu da daha fazla zorunlu satışa yol açarak piyasa hareketlerini büyütebilir. Alıcılar genellikle fiyata daha duyarlıdır. Aynı fonlar, birden fazla ülke ve varlık sınıfında büyük kaldıraçlı pozisyonlara sahip olabilir. Bu nedenle bir piyasada başlayan kaldıraç azaltma süreci diğer piyasalara hızla yayılabilir." uyarısında bulundu.
Bu zorluklara karşı politika yanıtının birden fazla ayağı olması gerektiğini kaydeden Bailey, bu noktada sürdürülebilir büyümenin takip edilmesi, para ve maliye politika çevrelerinin güvenilirliğinin korunması ve temel piyasaların dayanıklılığının güçlendirilmesinin önemli politika yanıtları olabileceğini sözlerine ekledi.
Haberi Paylaş
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
Kaynak: Aa